top of page
images.jpg

K I S A C A

Hatay'ın Yayladağı ilçesine bağlı bir köyde, Hisarcık'ta dünyaya geldim. Doğum günüm belli değil. Gün bir yana, hangi ay hatta hangi yıl doğduğum da bilinmiyor. Olayın en yakın tanığı olan annem bile net bir ipucu veremedi. Doğduktan sonra hastalanmış, kötürüm olmuşum. Altı yaşıma kadar yatağa bağımlı kalmış, yürüyememişim. Annem, babam beni yaşatmak için çok emek vermiş. 

​Lise yıllarımda doğum günümü bulmak için çok çabaladım. Bu arayış sırasında başıma gelenler genellikle ilginç bulunur. Merak edersen Fasulye Çiçekleri adlı öykümü okuyabilirsin.

​Antakya'ya taşındığımızda dokuz, on yaşlarındaydım, çocukluğumun geri kalanı ve ilk gençlik yıllarım Antakya’da geçti. Orta öğrenimi kazandığım burslarla Antakya Ata Koleji ve Amerika Birleşik Devletleri’nde tamamladım. Üniversitede Elektrik mühendisliği eğitimine başladım ancak yarım bıraktım. Ege Tıp fakültesinden mezun oldum. Askerlik ve zorunlu hizmetin ardından uzun yıllar özel sektörde yöneticilik yaptım. Son olarak Marmaris'te aile danışmanlığı merkezi kurdum, korona salgını sırasında belirsizlik nedeniyle kapattım.

​​

​​Kendimle ilgili paylaşmak istediklerim bunlar. ​​​Biraz daha bilgi edinmek istersen aşağıdaki bölümü okuyabilirsin. Ayrıntılı Özgeçmiş bilgilerime de göz atabilirsin.

Biraz daha bilgi

​​

En çok önemsediğim konu dünya üzerinde açlığın ve yoksulluğun azalması. Herkes gibi benim de kırmızı çizgilerim var; en önemlisi de başta yoksul ve güçsüz olanlar olmak üzere insanların hak ve özgürlüklerinin korunması; inanç, yaşam tarzı ve tercihlerine, özellikle de siyasi tercihlerine saygı gösterilmesi. Yani saygı duymak zorunda değilsin, zaten bunu senin dışında kimse bilemez. Sadece saygısızlık etmeyeceksin. Bu konuda esnekliğim yok.

​​​​

“Her insan eşit hak ve özgürlüklere sahiptir…” Buna benzer tumturaklı, yani içi boş sözler işittiğimde hep gülümserim ve aklıma bir küre gelir. Çok büyük ve pürüzsüz. Yeryüzünde yaşayan bütün insanlar bu kürenin yüzeyindeki noktalara oturmuş. Herkes kürenin merkezine tam olarak aynı uzaklıkta, yani merkezle bağlantıları eşit düzeyde. Eşitlik dediğin böyle olmalı.

 

 

 

 

​​​

​​

​​

​​

İnsanların eşit olmasından söz edebilmek için her şeyden önce özel mülkiyet kavramı ortadan kalkmalı. Üretim araçları herkesin ortak malı olmalı. Üretim sonrasında elde edilen ürün ve artık değer herkese eşit şekilde pay edilmeli.

 

Bu amaca ulaşmak için yasalara karşı gelmek, şiddet, terör, protesto, yürüyüş, eylem, vb. doğru değil ve pek bir işe de yaramıyor. İnsan doğasında var olan hırs, rekabet, yarış, öne çıkma isteği, zengin olma merakı, başkalarından üstün olma arzusu gibi sorunlar (evet, bunlar bence sorun) aşılmadan eşitliği sağlayıcı yönde bir ilerleme sağlanması olanaksız.

​​​​

Bunlar ilk bakışta olmayacak işler gibi görünebilir. Ancak geleceği kestirmek zor. Bundan elli yıl önce bir televizyon dizisindeki uzay gemisi kaptanı bizi ne kadar da şaşırtırdı. Kol saatini telefon gibi kullanarak başka bir gezegendeki gemi çalışanları ile konuşurdu. İzlerken birçoğumuz bunun hiç gerçekleşmeyecek bir hayal olduğunu düşünmüştük.

Verilen örnek uymadı, fiziksel bir gerçeklik ile insan duyguları apayrı şeyler diyebilirsin. Oysa insan duyguları da birer fiziksel süreç aslında. Dijital yerliler bizim gibi dijital göçmenlerle aynı duyguları yaşamıyor. Çünkü insanın zihinsel kapasitesi içinde doğup büyüdüğü teknolojik dünyayla yeniden şekilleniyor. Beynindeki bağlantı kabloları yeni algoritmalara uygun olarak sıfırdan döşeniyor. Zaman içinde "mülkiyet" yerini paylaşım ağlarına, "zenginlik" yerini erişebilme kolaylığına bırakabilir. Kendini minimalist olarak tanımlayan insanların oranı bazı ülkelerde şimdiden %20'ye yaklaşıyor. Yani? Yani insan duyguları evriliyor, devriliyor, bambaşka formlara dönüşüyor.

İlgi duyduğum alanlar insan ilişkileri, yazı yazma, bilgisayar programlama, sunum hazırlama ve sunum yapma. Uğraşlarım ve yayınladığım kitaplar hakkında bilgi edinmek istersen bu sitede ilgili sayfalara bakabilirsin. Yazılarımı ve e-kitap olarak yayınlanan kitaplarımı açıp okuyabilirsin.

Degrade Daire Tasarımı

EŞİTLİK  KÜRESİ

© 2026 Abidin Sönmez. Tüm Hakları Saklıdır.  [Telif Hakları ve Kullanım Şartları]

bottom of page