ALDATICI YAPICILIK
Sadece yapma diyerek geri bildirim vermek bazı durumlarda yanlışın tekrarını önleyebilir. Ancak yapma dedikten sonra yapılması gerekenin söylenmesi bu açıdan çok daha etkili. Çünkü “yapma” şeklindeki bir uyarı durağan kalmayı, herhangi bir eylemde bulunmamayı çağrıştırır ve yeni bir eyleme yönelmeyen kişi aynı yanlışı tekrar edebilir. Oysa yapma dedikten sonra arkasından yap önermesi gelirse o zaman yeni bir eylem söz konusu olur. Bu ise durağanlığı engeller ve karşı tarafı bir eyleme yönlendirir. Bu şekilde yanlışın tekrarlanma riski azalır.
Yapma uyarısı sık sık tekrarlanırsa karşı taraf bir süre sonra edilgen bir insan haline gelebilir. Anne ve babasından sık sık yapma uyarısı alan ve ne yapacağına ilişkin her hangi bir öneri almayan çocuk, yöneticisinden sadece yapma sözünü işiten çalışan, öğretmenin durmadan yapma dediğini fark eden öğrenci bir süre sonra yapma uyarısını beklemeye başlar. Uyarı gelmediği sürece yanlış yapmaya eder. Kimi zaman yanlış olduğunu başka bir kaynaktan öğrense bile kendi kendine yanlış yapmaya devam eder. Birinin yapma demesini bekler.
Yapıcı geri bildirim de zaman içinde kişide edilgenlik yaratabilir. Fakat bu şıkta önemli bir fark yeni bir eylemin devreye sokulması. Yapıcı konuşmada birey kendi kararıyla yeni bir iş kotarır, yeni bir eylem gerçekleştirir. Durağanlık, hareketsizlik, hiçbir şey yapmadan öylece durmak söz konusu değil. Aksine hareket etme, iş yapma, bir şey ortaya getirme var. Hayatı etkilediğini hissetme var. Sadece yapma dendiğinde ise hayatı etkilemek şöyle dursun kişi edilgen bir konuma giriyor. Kendini kolayca işe yaramaz biri gibi hissedebilir.
Aldatıcı “yap” söylemleri
Kimi zaman karşı tarafa yapmasını istediğimiz bir eylemi bildirdiğimizi düşünürüz. Anlamlı ve olumlu bir cümle kurarız. Söylediklerimiz içerik ve kurgu açısından görünürde yap önermesi içerir. Fakat işin özüne inersek aslında sadece yapma demiş olduğumuzu görebiliriz. Mesela “kardeşlerine örnek olmalısın” cümlesi böyle bir cümle. Bu cümleyi tek başına söylediğimizi düşünelim. Aslında kötü örnek olma demek isteriz, bir bakıma “yapma” demiş oluruz. Yani “kardeşlerine örnek ol” söylemi tek başına yapıcı değil.
Bir iş arkadaşımıza daha dikkatli olmalısın ya da çalışma düzenimizi korumalısın dediğimizi düşünelim. Olumlu bir yap önermesi gibi duran bu cümleler aslında “yapma” cümlesi. Dikkatsiz olma, çalışma düzenimizi bozma anlamında sözler, çünkü belirgin değil. Yapıcı bir konuşma için böyle bir cümlenin ardından daha fazla ayrıntıya girmeliyiz. Neler yapması gerektiğini açık ve anlaşılır şekilde söylemeliyiz.
Örneklerdeki gibi sözler söyleyerek yapıcı konuştuğumuzu düşünürüz. Oysa bir eylem tanımlamadıktan sonra yapıcı olmak zor. Karşı tarafa tam olarak ne yapılacağını bildirmeden yapıcı olunamıyor.
Yapma demenin cazibesi
Yapma demek çok kolay. Herhangi bir zihinsel zorlanma gerektirmiyor. Bu yaptığını yapma diyoruz, o kadar. Söyleyebilmek için fiziksel olarak ya da zihinsel olarak bir çaba sergilemek gerekmez. Oysa ek olarak yap diyebilmek için ne yapılması gerektiğini bilmek birçok durumda da bu bilgiye erişmek için araştırmak, incelemek yani kafa yormak gerekir.
İnsan doğadan ayrı bir varlık değil. Onun bir parçası. Doğada geçerli olan bir kural insan için de geçerli: en kısa ve en az enerji gerektiren yolu seçmek. Sadece yapma demek bu nedenle cazip, çekici. Çünkü sonuca ulaşmak için en kısa yol. Üstelik çok az enerji gerektiriyor.
Ne Yapmalı?
Zaman ve enerji harcamayı gerektiren yap önermesi çoğu kez göz ardı edilir. Bu insani bir özellik, yadırgamak doğru değil. Ancak ne yapılması gerektiğini belirlemek için çaba gösterirsek fark yaratırız. Hem biz hem de karşı taraf karlı çıkarız.
Olabildiğince olumlu cümleler kurmalı. Yapma demenin cazibesine kapılmamalı. Yapılması gerekeni de söylemeli. Aldatıcı yap cümlelerinden kaçınmalı.