top of page

BENDEN SANA ZARAR GELMEZ

Başarı çok besleyici bir öz değer gıdası olabilir. Ama elde edilmesi kolay değil. Neyse ki öz değer için başka gıdalar da var. En temel olanlar çevremizden aldığımız onay ve övgü. Bunlar öz değerimiz için son derece önemli ve gerekli. Üstelik onay ve övgüye erişmek de çok kolay. O nedenle bu gıdaları bol bol tüketebiliriz.


Onay

Onay, başka insanların bizim varlığımızı kabul etmesi. Var olduğumuzu doğrulaması. Var olmamıza itiraz etmemesi. Çevremizdeki insanlar bunu bize selam vererek ve verdiğimiz selamı alarak belli ediyor. Ayrıca düşüncelerimizi, tercihlerimizi ya da yorumlarımızı beğenerek bildiriyor. Bu şekilde onaylanıyoruz. Varlığımız ve bizimle birlikte var olan düşüncelerimiz doğrulanıyor. Söylediklerimiz kabul görüyor, bir insan olarak onaylanıyoruz.


Gün içinde karşılaştığımız arkadaşlarımıza, tanıdıklarımıza günaydın, ne haber gibi selamlaşma sözleri söyleriz. İyi akşamlar, nasılsın, merhaba, selam, hoş geldin, hoşçakal gibi sözlerle karşımızdakine bir bildirimde bulunuruz. Sen varsın. Ben senin var olduğunu doğruluyorum. Senin var olman benim için anlamlı, ben seni onaylıyorum deriz. Böylelikle benden sana zarar gelmez demiş oluruz. Beni bir dost olarak görebilirsin demiş oluruz. O da bizim selamımızı alarak bizi onayladığını, bizim varlığımızı doğruladığını belli eder.


Selamlaşma her zaman sözle olmaz. Elimizin ya da başımızın bir hareketiyle de selamlaştığımız olur. Hatta kısa bir süre bakıp hafifçe gülümseyerek de selamlaşmak mümkün.


Sıradan ve basit gibi görünen bu söz ve hareketler aslında özdeğerin en temel gıdaları. Her gün kolaylıkla elde edebileceğimiz, bolca tüketebileceğimiz gıdalar. Selamlaşma bir sebze bahçesindeki damlama sistemi gibi iş görür. Aldığımız her selam minik bir gıda damlacığıdır. Verdiğimiz selam için aldığımız karşılık da öyle. Bu gıda damlacıkları özdeğerimizi sular. Ona can katar, onu güçlendirir.


Ne Yapmalı?

Var olduğumuzun doğrulandığını bilmek durumundayız. Onaylanmaya ihtiyacımız var. Bir otorite tarafından değil. Evde, iş yerinde birlikte yaşadığımız insanlar tarafından. Okulda, sokakta, çarşıda, pazarda, dolmuşta.. Aynı havayı soluduğumuz kimseler tarafından. Dostumuz, arkadaşımız, tanıdıklarımız tarafından.


Onaylanmak temel bir ihtiyaç. Bir zorunluluk. Her insan için zorunluluk. Zenginlik, bilgelik, yaşlılık, ünlülük.. Hiçbir çokluk bu ihtiyacı ortadan kaldırmıyor.


Onay elde etmenin yolu son derece kolay. Onaylamak. Onaylamalıyız ki biz de onaylanalım. Bu sadece “biz selam verirsek bize de selam verirler” anlamına gelmiyor. O da doğru elbette. Verdiğimiz selamın alınmasıyla biz onay elde etmiş oluyoruz. Üzerinde durulması gereken kısım burası. Asıl besleyici olan bu.


Selam vermeyi, verilen selamı almayı ihmal etmemek gerek. Şirinlik olsun diye değil. İhtiyacımız olduğu için. Gereken her yerde selam verip almalı, hal hatır sormalı. Bunu zaman kaybı olarak görmemeli. Özdeğeri aç susuz bırakmamalı.


Gündelik yaşamın cazibeli koşturmacası içinde bu ayrıntılara dikkat etmek zor olabilir. Ancak gıda kalitesi çok önemli. Hem beden için hem özdeğer için.

© 2026 Abidin Sönmez. Tüm Hakları Saklıdır.  [Telif Hakları ve Kullanım Şartları]

bottom of page