BİR ONAY DA KENDİNE VER
Hava ve su olmadan yaşayamayız. İnsan bedeni susuzluğa en fazla bir hafta kadar dayanabilir. Havasızlık ise çok daha kısa sürede, üç beş dakika içinde yaşamı sonlandırabilir. Onay ve övgü öz değer için benzer öneme sahip. Onlar olmadan öz değerimiz ayakta kalamaz.
Dayanma süresi çok daha uzun olabilir. Onay ve övgü almaksızın haftalar, aylar hatta yıllar bile geçirebiliriz. Fakat eksiklikleri zaman içinde bir dizi soruna yol açar. Mutsuz, asık yüzlü, içe kapanık biri oluruz. Sinirli, uçan kuştan nem kapan bir insan haline geliriz. Sorunun devam etmesi durumunda ruhsal çöküntü içine girebiliriz. Zamanla bedensel sağlık sorunları da bunlara eklenir.
Zaman zaman kendimize de onay vermeliyiz. İnsan kendine nasıl onay verir? Çok kolay. Aynaya bakar, kendi kendisiyle göz teması kurar. Kendi varlığının farkında olduğunu düşünür. Ben, benim der. Ben, iyi ki benim.
Her insan zaman zaman kendi görüş, düşünce ve tercihlerini değerlendirir. Ölçer tartar. Bunların iyi olduğu sonucuna ulaşırsa bu düşünce doğru der. Bu fikir fena değil, bu görüşte olduğum için memnunum, iyi ki tercihimi bu yönde kullandım..
Yukarıdaki onaylama örneklerini kendi kendimizle içimizden konuşarak yaparız. Başkalarının işiteceği şekilde yüksek sesle ya da dudaklarımızı oynatarak yapmayız.
İnsan olarak hepimiz zaman zaman kendimizi yargılarız. Hesaba çekeriz. Bunun sonucunda bazen kendimizi suçlarız, kendimize kızarız. Hatalarımızı görür onlar için kendimizi kötü hissederiz. Bunu yapabildiğimize göre aksini de yapabilmeliyiz. Kendi görüşlerimizi, düşüncelerimizi, tercihlerimizi beğeniyorsak bunu kendimize bildirmeliyiz.
Kendimizi onaylamak böbürlenmek ya da kendini beğenmişlik değil. Dev aynasında görmek hiç değil. Bulunmaz Hint kumaşı olmayabiliriz. Ama kendimizi işe yaramayan, değere sahip olmayan bir varlık olarak hayal etmenin de alemi yok. Alçak gönüllü olmak bizim kültürümüzde bir erdem olarak görülür. Ancak onun da bir sınırı olmalı.
Alçak gönüllülük yani tevazu insanın kendisi ile ilgili değerlendirmelerini büyük ölçüde etkiler. Çoğu kez kendini onaylamasının önüne geçer. Yaptıklarını ve davranışlarını beğenmek, kaşını gözünü yerli yerinde ve güzel bulmak, giydiklerinin kendine yakıştığını düşünmek... Bunların tevazu ile pek fazla bağdaşmayacağını düşünürüz. Bu yüzden kendimizle ilgili olumlu değerlendirmeleri zaman zaman yapsak da dışa vurmayız. İçimizde kalır. Topluluk içinde dillendirmek hoş karşılanmayabilir. Fakat kendi içimizde yapmamız çok gerekli ve çok yararlı. Abartmadan, gerçekçi olarak ve sadece doğru ise.