GÖRÜŞ TERCİH DÜŞÜNCE, HABER VER ÖRTÜŞÜNCE
İnsanlar arasındaki onay alış verişi sadece selam verip alma ile sınırlı değil. Başka yollar da var. Örneğin sözlerimizin, görüşlerimizin beğenilmesi bizi mutlu eder. Kendimizi doğrulanmış, onaylanmış hissederiz. Var olduğumuzu, evrendeki yerimizin anlamlı olduğunu duyumsarız. Daha da önemlisi düşüncelerimizi beğenen kişinin bizi önemsediğini algılarız.
Yaptığımız tercihleri başkalarının da yaptığını görmek içimizi ferahlatır. Yalnız değilim, ben de herkes gibiyim, başkalarından geri kalır yanım yok diye düşünürüz. Yaptığım tercih yanlış ya da anlamsız değil deriz. Bak, o da aynısını yapıyor, demek ki benim yaptığım doğru diye kendimizi rahatlatırız.
Başka insanların da bizim görüş ve tercihlerimize sahip olması bizi sevindirir. Onaylandığımızı, önemsendiğimizi hissederiz. Özdeğerimiz gıdasını almış olur, beslenir. Sahip olduğu gücü koruması kolaylaşır.
Bazı onay şekilleri ise pek fazla göze görünmez. Bilgi vermek bunlar arasında en önemli olanlardan. Elektriği kısa süreli olarak kapatmak zorunda olduğumuz durumlarda aynı odada çalıştığımız iş arkadaşımızı önceden haberdar ederiz. Evde gürültülü bir iş yapacağımız zaman komşumuza önceden bilgi veririz. İş yerinde eposta gönderirken bilgilendirmek amacıyla başka kişileri de alıcı listesine ekleriz..
Birçok durumda izin istemek ya da izin vermek de onaylamaktır. Masasındaki küçük not kağıtlarından bir tanesini koparıp alacağımız zaman iş arkadaşımızdan izin isteriz. Otomobil kullanırken bazen yayalara ya da başka araçlara yol, yani geçmeleri için izin veririz..
Bunları yaparak o kişileri onaylamış oluruz. Onlara ben senin farkındayım, senin var olmanı anlıyor ve kabul ediyorum deriz. Senin şu anda bulunduğun yerde olman bence anlamlı, ben buna itiraz etmiyorum bilgisini veririz. Bu şekilde onlar kendilerini önemsediğimizi düşünür. Özdeğerleri beslenir. Benzer davranışlar bize yapıldığı zaman da biz kendimizi onaylanmış hissederiz.
Ne Yapmalı?
İnsanlar birbirinden farklı yapıda. Her insanın kendine göre tercihleri, görüşleri öncelikleri var. Böyle olması da çok doğal. Çünkü her insanın beyin çalışması farklı, kendine özgü. Yine de başkalarıyla ortak düşünceleri paylaşabiliriz. Görüşlerimiz benzeyebilir. Aynı tercihleri yapabiliriz.
Çevremizdeki insanların düşüncelerini, görüşlerini, tercihlerini yeri ve zamanı geldiğinde onaylamalıyız. Aynı şekilde düşündüğümüzü fark edersek bunu karşımızdakine söylemeliyiz. Onun tercihleri hoşumuza gidiyorsa, yaptığı seçimleri beğeniyorsak belirtmeliyiz. Bu konuda tek kural söylediklerimizin doğru olması. Başka bir deyişle gerçekten aynı görüşteysek söylemeliyiz. Şirinlik olsun, karşımızdakinin gönlü hoş olsun diye değil. Konuşmuş olmak için hiç değil.
Çevremizdeki insanları onaylamamız sadece onlara yarar sağlamaz. Bundan biz de yararlanırız. Birini onaylarken kendi kendimize yalnız olmadığımızı söylemiş oluruz. Karşımdaki ile aynı tercihlere sahipsem demek ki benim de varlığım anlamlı diye düşünürüz. Onun görüşlerini, düşüncelerini paylaşıyorsam yalnız değilim diye içimizi ferahlatırız. Tek başına değilim, ben de başkaları gibiyim. O halde varlığım anlamsız değil. Boşu boşuna “var” değilim.. Uzun sözün kısası onaylamak onaylanmaktır aslında. Unutulmamalı.