top of page

İŞ YERİNDE ABA VE YEN MESELESİ

Çalışan insana yaptığı iş ile ilgili olumsuz bir geri bildirim verildiğinde üzülür. Çünkü iş, onun kendini gerçekleştirdiği bir araç aslında. Üzülür ama gerektiğinde bu yapılmalı elbette. Ancak başkasının önünde değil. Buradaki başkası onun iş arkadaşları, yani diğer çalışanlar olsa da durum değişmiyor, aksine daha da önemli hale geliyor.


İş yerinde böyle bir davranışa katlanmak olanaksız denecek kadar zor, yaralayıcı, incitici. Çünkü iş arkadaşlarımızla ne kadar samimi olursak olalım onları aile bireylerimiz kadar yakın hissedemeyiz. Çok yakın hissetmediğimiz için de yaptığımız işte yeterli olmadığımızın onların önünde söylenmesini kaldıramayız.


Bazı yöneticiler geri bildirim konusunda son derece rahat olur. Ortamda kim var kim yok aldırış etmez. Söyleyecekleri her zaman dilinin ucundadır, hemen dökülüverir. Hata yapan kimseyi gördüğü anda bunu adeta haykırır (gerçek anlamda haykıran da var bu arada). Neden böyle davrandığını ise “Tabii ki birbirinin yanlışını öğrenecekler, başka nasıl gelişecekler? Gizlilik neden gereksin?” diye açıklar. Oysa bu tür açıklamaların her hangi bir geçerliliği yok.


Olaya tanık olan diğer çalışanların yapılan konuşmadan yeni bir bilgi edinmesi zor, ders çıkarması zayıf bir olasılık. Çünkü böyle bir durumda insanlar genellikle savunma mekanizmalarını devreye alır. İçe kapanır, ortadan kaybolur, adeta görünmez olma çabasına girer. Yanlış yapmamayı değil yanlış yaparsa bunu yöneticinin fark etmemesini nasıl sağlayacağını düşünür. Yanlış yapmamak için eğer mümkünse her hangi bir şey yapmamayı tercih eder.


Olumsuz geri bildirim ortamda başkaları varken verildiğinde konuşma genellikle kısa sürer. Çünkü çalışan bilinçli olarak sessiz kalmayı seçer. Bu sessizlik işe yararsa yönetici bir iki söz daha söyler ve konu kapanır. O andan sonra artık hiçbir şey eskisi gibi olmaz. Çalışanın yönetici hakkındaki düşünceleri olumsuz yönde değişir. Uygun bulduğu durumlarda yönetici hakkında olumsuz görüşler dile getirmeye, yöneticiyi zor durumda bırakmaya başlar. Altını oymak, ardından iş çevirmek, ayağını kaydırmak, koltuğunu altından çekmek gibi özlü sözler böyle bir çalışanın yaptıklarını tanımlamak için sıklıkla kullanılır.


Bazı durumlarda ise çalışan sessiz kalmaz, kendini savunmaya başlar. Otomatik bir refleks olarak devreye giren bu davranış kalıbı yaptığının hata olmadığını kanıtlamaya yönelik değil aslında saygınlığını koruma, diğer insanlar gözündeki yerini yitirmeme çabası.


Bazı yöneticiler kendilerine “karşılık verilmesine” çok öfkelenir. Otoritesinin sarsılmak istendiğini düşünür. Bu yöneticiler için otorite her şeydir. Ofis içinde yürürken dışarıya yansıttığına inandığı karizması sergilediği otoriteden kaynaklanmaktadır. Otorite olmazsa olmazıdır.


Böyle yöneticiler kendilerine karşılık verme “cüretini gösteren” çalışanlar karşısında hemen kestirme bir çözüme yönelir. Abanın yenini hafiften aralamaya, altındakini iyice görünür kılmaya başlar. Sesini yükseltir, gerilimi iyice artırır, şikayetlerinin kapsamını genişletir. Çalışanın eski yanlışlarını, geçmişte yaptığı hataları bir bir ortaya dökmeye başlar.


Yöneticinin bu hamlesi karşısında çalışan çoğu kez geri çekilmeyi tercih eder. Yaptığı itiraza pişman olur. İş bulmanın hiç de kolay olmadığı dünyamızda kimi zaman susmak en güçlü savunmadır. Bir süre sonra yönetici de yelkenleri indirir. Konu kapanmış görünür. Oysa çalışan haksızlığa uğradığını düşünmektedir. Kara kaplı deftere notunu almıştır. Hem de koyu bir yazıyla ve altı çizili olarak. 


Aradaki suların tümüyle durulması zaman alacaktır. Aslına bakılırsa ikisinin yıldızı kolay kolay barışmayacaktır.

Yöneticinin durumu da üç aşağı beş yukarı aynıdır. Çünkü o da yaşananlardan olumsuz etkilenmiştir. Bazen daha aksi biri olur çıkar. Daha fazla “disiplin” uygulamaya çalışır. Daha az gülümser. Daha seyrek selam verir. Daha, daha, daha.. Bir sarmalın içine girmiştir. Çıkması zordur.


Ne yapmalı?

Çalışan insanlara olumsuz geri bildirimi sadece yalnızken vermeli. Başkalarının önünde değil. Buna özen gösterilirse iş verimi korunur, her iki tarafın kendini kötü hissetmesi önlenir. Başkalarının önünde bu gibi konuşmalar yapılırsa her iki taraf da zarar görür.

© 2026 Abidin Sönmez. Tüm Hakları Saklıdır.  [Telif Hakları ve Kullanım Şartları]

bottom of page