top of page

İKİ SAYISININ GÜCÜ

– Sana kaç defa söyleyeceğim, salonda tırnak kesilmez!

– Pardon.

– Pardon diyorsun ama hep aynı şeyi yapıyorsun.

– Kusura bakma dedim ya.

– Zaten her zaman kusura bakma diyorsun. Başka bildiğin söz mü var!…


İnsanız ve genelleme konusunda son derece başarılıyız. Çok kolay genelleriz, hiç zorlanmayız. Genelleme yapmak neredeyse refleks olarak yapabildiğimiz bir iş. Sen daima bunu yapıyorsun; her zaman böylesin; sürekli olarak şöylesin; bunlar hep böyle olur; o zaten her zaman bu şekilde davranır...


Karşılaştığımız bir olay, gözlemlediğimiz bir davranış bizim için kolaylıkla bir genelleme kaynağı olabilir. Bunun için benzer bir durumla ikinci kez karşılaşmış olmamız yeterli. Bu iki karşılaşmanın arka arkaya olması da şart değil. Bir hafta, bir ay, bir yıl geçmiş de olsa fark etmez. Kolaylıkla genelleme yapabiliriz.


Genelleme yapmanın yararlı olduğu durumlar olabilir. En azından bazen bizi rahatlattığını söyleyebiliriz. Ancak genelleme birçok durumda insanlarla aramızdaki ilişkilere zarar verir. Daima, her zaman, hep, sürekli olarak, her seferinde... Bu sözcükleri kullanırken dikkatli olmak gerek. Bir olayı iki kez gözleyip kocaman kocaman cümleler sıralayıvermek son derece çarpıcı. İlgi çekici anlamında çarpıcı değil. Çarptığı yeri titreteceği hatta yıkabileceği için çarpıcı.


Ilımlı yapıda olanlarımız genellemeyi biraz daha düşük perdeden yapar. Genellikle, çoğunlukla gibi daha “alçak gönüllü” sözlerle geneller. Sen genellikle böyle yapıyorsun, sen çoğunlukla bu şekilde hareket ediyorsun... İyice ılımlı, iyice yufka yürekli olanlarımız da var. Onların kullandığı sözcükler son derece temkinlidir: sıkça; sanki sık sık; daha çok gibi; bana öyle geliyor ki; genelde...


Yürek yufkalığı ne düzeyde olursa olsun iki sayısı çok güçlü bir sayı. Benzer bir olayı, benzer bir davranışı iki kez deneyimlemek “her zaman”, “genellikle” gibi sözlerle başlayan yargılara ulaşmamıza yetebiliyor. Bu ilk bakışta biraz iddialı gibi görünebilir. Ancak ciddi bir şekilde gözlem yaparsak bunun doğru olduğunu fark ederiz.


Yaptığımız genellemeler bazen gerçeği yansıtıyor olabilir. Her zaman böyle yapıyorsun dediğimiz kişi gerçekten de her zaman öyle yapıyordur. Geriye dönüp sayabilsek siz deyin son sekiz seferde, ben diyeyim son yüz elli dokuz seferde aynı şeyi yaptığını görebiliriz. Ancak bu, iki sayısının gücünü hiç azaltmıyor. Çünkü yaptığımız genellemelerin ezici bir çoğunluğunda gözlem sayımız sadece iki -rakamla 2.


Bilimsel açıdan bir genellemeyi yapabilmek için kabul edilebilir bir süre gözlem yapmak ve çetele tutmak şart. Yüz seferden en az elli bir seferinde aynı sonuç oluşuyorsa o zaman genellikle, çoğunlukla gibi bir genelleme yapabiliriz. Fakat her zaman, hep, daima gibi sözleri ancak yüz seferden yüzünde de aynı sonucu almışsak kullanabiliriz.


Kuşkusuz yaşamımızı çetele tutarak geçiremeyiz. Bilimin kuralları insan ilişkilerinde uygulanabilir olsa da bunu ilgili bilim insanlarının yapması daha doğru. İnsan, duyguları olan bir canlı. O nedenle insan ilişkilerinde reçete sunmak, yemek tarifi yapar gibi tavsiyelerde bulunmak anlamlı değil. Genelleme yaparken iki kere düşünmeli. İki sayısı çok güçlü. Hem genellerken, hem düşünürken.

© 2026 Abidin Sönmez. Tüm Hakları Saklıdır.  [Telif Hakları ve Kullanım Şartları]

bottom of page