NE ÖVDÜĞÜN BELLİ NE ÖVMEDİĞİN
Bazen toplu olarak övgü alırız. Ait olduğumuz grubun, topluluğun tüm bireylerine yönelik olarak övgü dolu sözler söylenir. Gruptakilerin hepsi birden takdir edilir. Toplu övgü örnekleriyle iş yerinde, okulda, aile içinde karşılaşılır: Arkadaşlar sizlerle gerçekten gurur duyuyorum, son aylardaki performansınız çok iyi. Bravo çocuklar, her geçen gün daha iyi resim yapıyorsunuz. Siz örnek kardeşlersiniz, birbirinize destek oluyorsunuz, aferin..
Toplu övgüler iş hayatında sıkça yaşanır. Bir grubun, takımın ya da topluluğun yaptıkları herkesin bulunduğu ortamlarda övülür. Onlara teşekkür edilir. Övgü alan grup ya o kuruluştaki bölümlerden birinde çalışan insanlardır ya da kuruluşun tüm çalışanları. Konuşmacı yani patron ya da yönetici gruba hitaben konuşma yapar ve onları över. Başarıları için güzel sözler söyler.
Toplu övgülerin yazılı olarak yapılması da sık karşılaşılan bir durum. Gruptaki herkese sevgili arkadaşlar, değerli çalışanlar gibi genel hitaplarla başlayan mektuplar gönderilir. Gösterdikleri başarı övülür. Kimi zaman da herkesin görebildiği bir panoya gurur okşayıcı yazılar asılır. Başarıyı gösteren topluluğa methiyeler dizilir. Öven kimse yani patron çalışanların sergilediği performanstan memnun olduğunu bildirir. Onları daha fazla ya da daha verimli çalışma konusunda yüreklendirir.
Toplu olarak aldığımız övgüleri çoğu zaman unutur gideriz. Aklımızda hoş bir esintisi bile kalmaz. Bunun sebebi övgünün içinde kendimizi bulmayışımızdır. Konu edilen başarı kişi olarak bize değil içinde olduğumuz topluluğa aittir. Yani bizim açımızdan öven kimsenin ne övdüğü bellidir ne de övmediği.
Bazı yöneticiler toplu olarak övmeyi yeterli sayar. Birlikte çalıştığı arkadaşlarıyla bir araya geldiği zamanlarda onları över. İş toplantılarında, yemeklerde, kutlamalarda, onlara hitaben konuşma yaptığı durumlarda.. Sergiledikleri performans için herkese teşekkür eder. Birkaç güzel söz söyler. Bunu yaptığı için kendini iyi hisseder. Görevini yapmış olmanın iç huzurunu duyumsar. Sanki sırtından ağır bir yük kalkmıştır.
Yöneticilerin bu tür konuşmalar yapması çok doğal. Ayrıca güzel de. Ancak yeterli değil. Takdir edilen performansın ortaya çıkmasına katkısı olan her çalışanın bireysel olarak övülmesi de gerekir. Övgü ancak o takdirde işlevini yerine getirebilir. Topluluk olarak aldığımız övgülerin içinde kendi yaptıklarımızı görmemiz kolay olmaz. Çalışırken bir takım olarak çalışabiliriz. Fakat o çalışmanın gerektirdiği övgüyü hep birlikte alamayız. Toplu övgüler biz yetişkinlerin bir kulağından girer ötekinden çıkar.
Toplu övgülerle yetinmek, kişileri tek tek takdir etmemek bazen zarar da verebilir. Çok çalışkan, çok başarılı ve işine kendini adayan insanlar bu tür övgülerden rahatsız olabilir.
Kendi emeklerinin başkaları tarafından gölgelendiğini düşünebilir. Ortaya konan başarıya kimin ne kadar katkı yaptığını sorgulamaya başlar. İster istemez payı daha az olanları gözlerine kestirip bu durumun altını kalın şekilde çizer. Haksızlığa uğradığını düşünür.
Yeri ve zamanı geldiğinde insanların toplu olarak övülmesinde sakınca yok. Ancak hak eden kişilerin bireysel olarak övülmesi de şart.