SÖZ VAR İŞ BİTİRİR, SÖZ VAR BAŞ YİTİRİR
Çevremizdeki insanlarla kurduğumuz ilişkilerin niteliği onlarla aramızdaki iletişime bağlı. Çünkü insan ilişkileri iletişimle kuruluyor. Yeni tanıştığımız biriyle bir arkadaşlık ilişkisi kuruyoruz ya da kurmuyoruz. Bu konudaki tercihimiz onu tanıdıkça şekilleniyor. Onunla aramızdaki yakınlığın ne kadar olacağı hakkında bir karar veriyoruz. Çok yakın olma ile çok mesafeli olma arasında bir yerde duruyoruz. Bunların tümü iletişim ile gerçekleşiyor.
Kurduğumuz her iletişimin bir amacı var. Kendimizi ifade etmek, ne hissettiğimizi anlatmak, görüşlerimizi dile getirmek, karşımızdakini bir konuda ikna etmek, sohbet etmek, konuştuğumuz kimseyle dostluğumuzu ilerletmek, eleştirmek, övmek, sorunlarımızı paylaşmak..
Kurduğumuz iletişimin kalitesi alacağımız sonucu belirliyor. Ne kadar iyi iletişim kurarsak o kadar iyi sonuç alıyoruz. Kendimizi daha iyi ifade ediyoruz. Düşüncelerimizi daha iyi anlatıyoruz. Duygularımızı daha doğru şekilde aktarıyoruz. Amacımız kurduğumuz iletişimin kalitesi ölçüsünde gerçekleşmiş oluyor.
İletişim kalitesini nasıl artırabiliriz? Bu soruyu yanıtlamak için önce iletişimin hangi unsurlardan oluştuğuna bakmamız gerekir. Bir kişiyle yaptığımız konuşmanın tüm içeriğini sözler ve söz dışındakiler olarak ikiye ayırabiliriz. Çevremizdeki insanlarla birbirimize söz söyleyerek konuşuruz. Ama işin içine söz dışındaki unsurlar da katılır. Bu kaçınılmaz. İstesek de istemesek de konuşmalarımızın içinde yerlerini alırlar. Söz dışındaki unsurlar şunlar: söyleyiş, beden dili ve ilişki geçmişi.
Söz dışındaki unsurlar özellikle yeni tanıştığımız biriyle konuşurken önemli. Hem bizim için hem karşımızdaki için. Araştırmalar yeni tanışan insanların söz dışındaki unsurları sözlerden çok daha fazla önemsediğini gösteriyor. Tanışmalarının ardından aralarındaki iletişim devam ederse durum değişiyor. Zaman geçtikçe sözlerin önemi artıyor. Artıyor artmasına ama söz dışındaki kısım hiçbir zaman yok olmuyor. Her zaman etkili.
Birlikte uzun zaman geçiren insanlar arasındaki iletişimde durum biraz farklı. Sözlerin önemi yeni tanışanlara göre daha fazla. Fakat hiçbir zaman yüzde yüz değil. Eşimiz, aile üyelerimiz, iş arkadaşlarımız gibi her zaman birlikte olduğumuz insanları düşünelim. Onlarla konuşurken de söz dışındaki unsurlar belirli bir öneme sahip. Elli yıl birlikte yaşamış ya da uzun yıllar aynı iş yerinde birlikte çalışmış insanlar için bile durum farklı değil. Kendi aralarındaki konuşmalarda söz dışındaki unsurlardan etkileniyorlar.
Konuştuğumuz kişiye sözlerimizi yalın şekilde, salt söz olarak iletemeyiz. Keşke yapabilsek. Ama mümkün değil. Sözlerimiz ağzımızdan giyinip kuşanarak çıkar. Onları çıplak halde karşımızdakine vermemiz olanaksız. Bunu yapmak yazışırken bile çok zor.
Satır arası adında bir elbise dolabı var. Okuyan kimse satırların arasındaki bu dolaplarda sözlerimiz için uygun giysiler arar. Çoğu kez bulur da.
Sözlerimizin giysileri söz dışındaki unsurlar. Yani söyleyiş tarzımız, bedenimizin o andaki durumu ve konuştuğumuz kimseyle ilk tanıştığımız andan bugüne kadar yaşadıklarımız.
Sözler önemli. Söz var iş bitirir, söz var baş yitirir. Ancak işi bitiren ya da başı yitiren sadece sözün kendisi değil. Söz dışındaki unsurların etkisi düşündüğümüzden çok daha büyük.