YAPICI OLMAK
Yanlışı sahibine söylerken yapıcı olmak gerek. Bu cümle çoğumuza sıradan, alışılmış gelebilir. Çünkü bu gibi konular açıldığında sık sık işitiriz. Yapıcı olmak, kırıcı olmamak değil. Yıkıcı olmamak anlamına gelmez. Kırıp dökmemek, gücendirmemek, incitmemek elbette önemli. Ama yapıcı olmak bunun bir adım ilerisi: yanlışın ne olduğuna ek olarak doğrunun ne olduğunu da bildirmek. Neyin yapılmaması gerektiği yanında ne yapılması gerektiğini de söylemek. Yapıcılık bu.
Gündelik yaşamda birçok kez “yapma” deriz. Çevremizdeki insanlar istemediğimiz bir davranışı sergilediğinde onları bu şekilde uyarırız. Söyleyişimizde bir sorun yoksa bu uyarılarımız yanlış anlaşılmaz. Hatta birçok durumda hoş karşılanır ve gereği yerine getirilir. Hayatın olağan akışı içinde “yapma” demek normal. Ama olumsuz geri bildirim söz konusu olduğunda durum biraz farklı.
Örneğin; “Böyle durumlarda arkadaşına tamam deyip geçmemelisin. Gelmeye çalışırım ama kesin söz veremem demelisin. Kesinleşince seni arayayım diye de ekleyebilirsin. Böylece hem kendini sıkıntıya sokmamış hem de arkadaşını üzmemiş olursun.” Böyle bir konuşma son derece yapıcı nitelikte.
Oysa aşağıdaki sözler bir yanlışı düzeltme açısından her zaman başarılı olamayabilir: “Sen tamam deyince arkadaşın da haklı olarak geleceksin diye anlamış. Çünkü tamam demek kabul ediyorum anlamına gelir. Eğer gidememe ihtimalin varsa tamam dememelisin. Aksi halde hem kendini sıkıntıya sokmuş olursun hem de arkadaşını gücendirirsin.”
Bu da bir geri bildirim tarzı kuşkusuz. Ancak burada ne yapılacağına ilişkin bir öneri bulunmuyor. Bu sözleri çocuğumuza söylediğimizi varsayalım, böyle konuşarak ona bir konuda esneklik kazandırma şansını kaçırmış olabiliriz.
Aşağıda yapıcı nitelikte başka bir konuşma örneği yer alıyor. Bir yönetici bölüm sorumlusunun alışkanlığını değiştirmesini istiyor ve onunla konuşuyor: “Bölümündeki iş arkadaşlarının vardiya saatlerini tek başına ayarlama. Onlarla görüş. Her birine ayrı ayrı sor. Tercihlerini, varsa özel ihtiyaçlarını öğren. Düzenlemeyi ona göre yap. Bu şekilde hem bölümündeki verimi artırmış olursun hem de onların gözünde saygınlığın artar.”
Aynı yönetici sadece “bölümündeki iş arkadaşlarının vardiya saatlerini tek başına ayarlama” demiş olsa yapıcı değil sadece uyarıcı olurdu.
Sadece yapma demek bazı durumlarda elbette işe yarayabilir. Fakat birçok durumda arzu edilen sonucu üretmez. Çünkü karşı taraf neyin doğru olduğunu bilemeyebilir. Ne yapması gerektiğine karar veremeyebilir. O nedenle ya alışkanlığını tekrar eder ya da başka yanlışlar yapar.
Ne Yapmalı?
Bu gibi konuşmaları yapmadan önce hazırlanmak ve “yap” demenin yollarını araştırmak yararlı olabilir. Yapmasını istemediğim işin, davranışın yerine ne yapmalı sorusuna yanıt aranabilir.
Yapmadan, ortaya bir sonuç koymadan başarılı olmak zor. Ödüller, kazanımlar sadece yapılan işlerle elde edilebiliyor. Yapmadıklarımız için ödül almıyoruz, kazanç elde etmiyoruz. Yaptıklarımız için övgü alırız, “yapmamayı başarmak” genellikle övgü konusu olmaz. Konuşurken, özellikle de geri bildirim verirken yapıcı olmalı. Yanlış olana ek olarak yapılması gerekeni de söylemeli.